cins
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: cins
Köken
[düzenle]Ad
[düzenle]cins (belirtme hâli cinsi, çoğulu cinsler)

- Başlıca nitelikleri aynı olan ve aralarında çok yakın benzerlikler bulunan varlık veya nesneler topluluğu; tür, nevi
- Lâlelerin cinsleri günden güne çoğalıyor, soğanları akıl almayacak fiyatlarla satılıyordu. - A. H. Çelebi
- (biyoloji) Soy
- Ben bir Türk'üm, dinim, cinsim uludur. - M. E. Yurdakul
- (biyoloji) Pek çok ortak özelliği bulunan türler topluluğu.
Atasözleri
[düzenle]Ön ad
[düzenle]cins (karşılaştırma daha cins, üstünlük en cins)

- Diğerlerine göre üstün nitelikleri olan:
- Mümtaz bu hayattan Mahmutpaşa'nın çığlığı içine çıktığı zaman, bir mahzende cins bir şarapla sarhoş olduktan sonra güneşe çıkanların sarhoşluğunu duyardı.— Ahmet Hamdi TANPINAR, 2022, 39. baskı, Huzur, s. 46, Dergâh Yayınları
- (argo) Garip, tuhaf olan:
- "Yaşar haklıydı, ‘Ne cins adamsın be!’ demişti. ‘Ne yapacağın hiç belli değil." - Cemil Kavukçu
Deyimler
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]çeviriler
|
Çeviriler
[düzenle]ön ad
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "cins" maddesi
- Kubbealtı Lugatı: "cins"
Azerice
[düzenle]Ad
[düzenle]cins (cins)
- cins
Gagavuzca
[düzenle]Ad
[düzenle]cins (cins)
- cins
Köken
[düzenle]Arapça djins
Kaynakça
[düzenle]- Etymological Dictionaries - Andras Rajki