muntazam
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: mun‧ta‧zam
Köken
[düzenle]Ön ad
[düzenle]muntazam
- düzgün
- düzenli
- Elli yıllık yetişkinlik hayatım boyunca dolabımda temiz ve muntazam tuttuğum bir elbisem hep olmuştur. Ama ne yazık ki bayramlar dışında bu elbiseleri hiç giyemedim. Çünkü temizlikleri ve ütüleri (muntazam dedikleri budur) hemen bozuluyordu.— 1997, Orhan PAMUK, “Oniki Emir”, Öküz, 35. sayı, s. 7
Belirteç
[düzenle]muntazam
- Düzenli olarak, düzgün biçimde.
- "Hiçbir tiyatro bu kadar muntazam ve güzel hazırlanamazdı." - Ahmet Hamdi Tanpınar
- Düzenli aralıklarla, sürekli olarak.
- "Bizi beslemek için muntazam yumurtlarlar." - Halide Edip Adıvar