çatışmak
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Eylem
[düzenle]çatışmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi çatışır)
- birbirine çatmak veya çatılmak
- Ulu denizin üstünü çatışan, şimşeklenen kara bulutlar sardı. - Y. Kemal
- karşılıklı vuruşmak
- kavga etmek
- Fena hâlde sinirliyim, bugün muavin hanımla behemehâl çatışacağım. - F. N. Çamlıbel
- söz, iddia veya davranış birbirini tutmamak, birbirini çelmek, mütenakız olmak
- deve ve köpek çiftleşmek