Bavulumu hazırladım. Tiger'ın mamasını, kumunu, suyunu yenileyip bir haftalığına anneme sonraki bir haftada babama emanet ediyorum. Tiger bir kaç gün idare edip üç gün sonra bunalıma girecektir, birazda çıldırdıktan sonra dönme vaktim gelir neyseki.
Tiger yeterince şımarık bir kedi, bağrına taş basması için sevdiği mönü yapılacak eminim. Kuru mamaya ek, tavuk göğüs sote, et haşlama ve tavuk ciğeri kavurma ve en sevdiği marka çikolata ille teselli edilecek. Tatile hammaliye yapmamak için az ve öz eşya alırım yanıma genelde. Bu defa öyle yapmadım, Allah yardımcım olsun, bir kaç deve yükü oldu neredeyse bavulum. Ek yapmakta gerekecek üstelik.
Mardin-Midyat-Diyarbakır-Nemrut turunu yeniledim. Bu defa daha farklı manzaralara yer vermek istiyorum. Genel bilgiler ve resimlerin bulunduğu bir önceki yazımda şehirlere ait önemli yerlerin hem resimlerine hemde tarihteki önemlerine yer ayırmıştım. (Seyahatler etiketinden ulaşabilirsiniz) Bu defa yöre halkını içine alan insan manzaralarını da nazarlara sunmak istedim. İşte örnekler;İlk insan mazarası Hristiyan aleminin en önemli ve eski kiliselerinden Mardin Süryani Kadim Kırklar Kilisesi'nden. Kilise duvarındaki bu resimin bir öyküsü var.Kiliseye adını veren Kırkların ilginç öyküsünü kilise yetkilisi şöyle anlattı; 3. yüzyılın ortalarında Kapadokya'da , Hrsitiyanlığı kabul eden kırk kişi Roma imparatoru Dokiyos tarafından Sivas'a sürülüp orada buz göletine atılarak öldürülmüş. İnançlarından vazgeçmeleri istenen kırk kişinin kutsal hatırasını yaşatmak için halk kiliseye "Kırklar Kilisesi" adını vermiş. Artuklu Oteli yanındaki Melik Mahmut Cami çeşmesinden su dolduran bu çocuk üst taraftan elini suya batırması dikkatimi çekti, suyu içmek için mi aldığını sordum eliyle boşver işareti yaptı. Kasımiye Medresesi önünde incik boncuk satan çocuklar. Bu yıl turist sayısı azlığından işleri kesat. Mardin Selim Amca'da kaburga dolması yemeden dönmek olur mu?
İkinci durak Midyat'tan Telkari örnekleri. Bu sanat dalı insanı kendisine hayran bırakacak nitelikte ince ve narin. Midyat rehberimiz Şehmus. Tüm girişimci-turizmci edasıyla ve medeni cesaretiyle yaklaşıp rehberlik yapabileceğini kendi lisanıyla teklif etti. İşi kaptığını gören arkadaşlarının kürtçe sataşmalarını es geçti. Yol boyu sohbet ederken adığım bilgiye göre Şehmuslar 5 kardeş ve kendisi ortanca. Mor Abrohom Manastırı yakınında oturuyor. Babası çiftçi. Çevre Kültür Evi'ne bizimle eşlik etti. Civardaki Kilisenin papazının ölümüyle kilisenin (belkide geçici) kapandığı bilgisini verdi. Hem ücretini hemde extra içecek ve şeker tarifesiyle Şehmus'a yol verip şehir çıkışına yakın manastıra yola koyulduk. Bıkmışlardır belkide, görüntü almama zor ikna oldular. Aynı zamanda boncuk satıyorlar Çevre Kültür Evi civarında.Bu kadar yabancı insanı oralara çekenin ne olduğunu anlamayan masum gözlerle bakıyorlar. Tek amaçları bir kaç lira kazanmak şimdilik. Mor Hobil-Mor Abrohom Manastırı önünde bekleşen neşeli Midyat çocuklarına Süryani olup olmadıklarını sordum, biz Müslümanız dediler. Kavruk sarışın sevimli suratına, kocaman yeşil gözlerin eşilik ettiği bu şirin insanın adı, Fatih. Şu yakışıklılığa bakın hele. Midyat Kent Müzesi içerisindeki mağaradan tavan görüntüsü. Bu iki meraklı afacan Midyat Kent Müzesinin önünde park halindeki aracımıza yanaşıp camdan ayarlarını yaptığım kameraya bakıyorlardı. Kahvaltı için girdiğimiz Midyat Gelüşke Hanı içerisinde üzerinde kediciklerin yeraldığı halıyı görüntülememek bir hayvan sever için hiç mi hiç olmazdı. Midyat'taki muhteşem konaklardan biri,Güneşli Konağı. Diyarbakır caddelerinde içecek almak için kavrularak bekleme esnasında yöre insanından bir kesit sunayım derken az daha dayak yiyordum iyi kurtardım. Zavallı boyalı civcivler. Büyüyemeden öldükleri çok kesin. Diyarbakır caddeleri...Sırf insanlar keyif alsın diye rengarek boyayıp onları böyle satışa sunmak bir haksızlık. Diyarbakır'da bir gece konakladıktan sonraki hedef Nemrut olduğundan yolu kısaltmak amacıyla Urfa- Siverek'e yakın iskeleden kalkan 15:30 feribotuna yetiştik. Kulağa komik gelen Siverekte bir feribota binmek çok keyifliydi. Atatürk barajı üzerinden Kahta yakınlarındaki Nemrut yoluna bu güzel manzara eşlik etti. Sırada bekleyen araçları görünce gözüme küçük gelen feribota sığamayacağımızı düşündüm öyle bir yerleştirdilerki kamyon dahil bizden sonraki araçlar bile sığdı. Feribot yolcularının bir kısmıyla Nemrutta buluştuk. Hangileriyle buluşulduğunu tahmin etmeniz hiç zor değil.Sular altında kalma tehlikesiyle karşı karşıya Hasan Keyf'ten muhteşem bir görüntü. Makine o an yanımda olmadığından fotoğraflayamadığım Agit ve Ahmet'i anmadan geçmeyeyim. Agit 8. sınıfa gidiyor ve turistik eşyalar satan dükkanlardan birinin çırağı. Kürtçe kahraman bir yiğit anlamına gelen ismini telaffuz edişime güldü. Aksan farkı sanırım. Nemrut yolu düzgün asfalt ile başlayığ kilit taşı ile devam ediyor. Kendi aracınız ile yola çıkmakta kararlıysanız dikkat edeceğiniz çok önemli noktalar var; örneğin motor gücüne göre yükünüzü iyi ayarlamak, sürüş tekniklerini iyi bilmek.Yada civar yerleşim merkezlerinden tur minibüsleriyle tırmanış yapmak. Giriş ücretli; öğrenci 3TL, sivil 6 TL. Yer yer yağmurun yağdığı Nemrut yolu hem dik hem zorluydu. Belli bir noktadan sonra yaya tırmanış başlıyor. Tırmanış hızına bağlı ortalama 30 dk sürüyor. Havanın bozuk oluşu karabulutların yoğunlaşması batışı izlemeyi riske soktu. Güneş batmadan az önce Doğu terasındaki heykellerin zirvedeki görüntüsü Kara bulutların batışa daha farklı ihtişam katması görülmeye değerdi. Diğer tarafta gökkuşağı belirmişti. Güneşin her gün doğup batması biz insanoğluna sıradan gibi gelsede hergün bunun bir mucize oluşuna dair tefekkürün bu görüntülerle birleşmesi daha farklı hisler uyandırıyor. Daha önce doğuşu seyretmiştim, batışıda bir o kadar muhteşemdi.Unisef'in 06 plakalı aracının sürücüsü iki pet şişeyi Nemrut eteklerine hunharca yollayışına güneşin batışıyla şahit oldum. Eşek, tırmanış için kısmetini beklemekte :) Fiyatını sordum sahibi 30 TL dedi, çıkış iniş mi dedim, hayır sadece çıkış 30, inişle birlikte 50 TL imiş. Akşam pazarı 20 yaparım dedi zaten inmiştim:)
Çıtır çıtır Gaziantep burma kadayıfı yediniz mi hiç? Böylesi gerçekten başka yerde yok.
Geçtiğimiz günlerde şehir dışından gelen, Antepte baklava yenir dediysem de ille de künefe yemek istiyorum diyen misafirimle yolumuz Yusuf Usta'ya düştü.
Biz künefeleri beklerken yanıbaşımızda yapılan burma kadayıfın yapım aşamalarını da görüntüledik. Marifetli ellerden izlerken yapımı kolay görünüyordu ama ben evde de yapılabileceğini düşündüm. Kadayıflar, uzun şeritler halinde katlarının arası tutamlarla belirlenmişti. Kadayıfın herhangi farklı bir özelliği olup olmadığını sordum, bildiğimiz normal kadayıf olduğunu söylediler. Mermer üzerine uzun şerit şeklinde serilen kadayıf elle taranarak boyu biraz daha uzatılıp fazlası alınıyor, eksik görülürse ekleniyor. Kullanılan fıstığın özelliği boz fıstık olması. Baklavada da boz fıstık kullanılıyor. Boz fıstık çekildiğinde rengi yemyeşil oluyor ve tatlılarda kullanılıyor. Gaziantep'te kesinlikle fıstık yeşilini elde etmek için tatlılarda gıda boyası kullanılmaz. İtinayla serilen kadayıfın üzerine bol miktarda fıstık serpiliyor ve bir uçtan başlamak üzere kıvrılıyor. İzlerken işlemler çok kolay görünüyordu. Ben denersem rezillik çıkarmı garanti veremiyorum :) cesaret eden muhakkak çıkacaktır :) Her defasında burulan kadayıflar yağlanan tepsinin ortasından başlamak üzere yerleştiriliyor. Kadayıfın uç kısmındaki nesne ise kıvrımlar açılmasın diye konulan bir ağırlık. Son olarak üzerine kızdırılmış yani eritilmiş sade yağ dökülüp pişiriliyor. Pişirilme işlemini göremedim yalnız tahminim kadayıf ocağında bu işlem yapılıyor. Ve alt üst çevrilerek nar gibi kızartılıyor. Sade yağ kavramını ben hala anlamış değilim. Sade yağ, tereyağımıdır yoksa katı bir nevi yağ mıdır emin değilim. Emin olduğum şey margarin tarzı sıvı olmayan bir yağ olduğu ve bir çok yöresel yemekte kullanıldığı. Bir rivayete göre de bir zamanların Vita yağına verilen ad olarak aklımda kalmış. Bilen varsa bilgilendirebilir. Afiyet olsun.
Üniversitede ilk gün şoku ...
-
Üniversiteler yakın bir zamanda eğitime başlayacak.
Liseden yeni mezun olmuş, sınavı kazanmış gençlerle sohbet ediyoruz. Ortam
nasıldır? Nasıl davran...
İspanya (Bask Bölgesi)
-
*Bu yazıyı okumamız bitince,*Escobar zamanında Medellin'de hayat
nasıldı?*Yıllık gelirimizin ne kadarını dolandırılmaya ayırmalıyız?*Anadolu
ve...
Telefon dolandırıcılığı
-
Bugün anksiyete yakınmalarıyla başvuran bir hanıma canını sıkan bir konu
olup olmadığını sordum.
"Evet var! Geçen gün işim başımdan aşkınken telefon...
Procsin Serumlarımı Bitirdim Sıra Yorumlarıma Geldi
-
Bir önceki Procsin alışverişimden bahsettiğim yazımdan sonra Şubat ayı
biliyorsunuz ki maalesef felaketler ile bizleri derinden üzünce bir süre
yazı yazmay...
GELİŞİNE
-
Takvimler ocak ayını gösterdiğinde benim için gezi planlamaları zamanı
gelmiş olurdu.Resmi tatil günlerine bakıp ardına takılabilecek izinlerle
küçük tat...
Evde Lahmacun İçi Nasıl Hazırlanır
-
Evde hazırlanan iç malzemesi ile kesinlikle daha temiz, bol ve ekonomik
lahmacun yiyebilirsiniz. Özellikle hafta sonu ailece evde miss gibi
kendinizin h...
AŞKIN DİKENLERİ KIÇIMIZA BATARKEN...
-
Çapkın! Türk erkeklerinin aldatma denemeleri neden hep hüsranla sonuçlanır
hiç düşündün mü sayın okuyan. Tabii ki cevval Türk kadınının zekası, ön
görü...
Bir şiir bir tutku
-
Umutsun benim hayatıma, sessizliğime çığlıksın
Mutluluğum, huzurum, uğurumsun
Açamadığım sevdam, en gizli sırrımsın
Yaradan’ın verdiği en güzel hediyemsin
B...
-
*CHOCNETTE GİFT*
*İlk kez gerçek çikolatayı siz değerli müşterilerimizle buluşturan
Chocnette markasının kurucularından yeni proje… Pastanecilerin, tek...
Köy Günlüğü Bölüm 2
-
Yazıları yazana dek bir yaz sezonu ve bizim yeniden köye gidiş zamanımız
yaklaştı bile. Düğün derneğin ardından, Pazartesi oldu mu günlerden, pazar
zamanı ...
MUSMUTLU YILLARRR
-
Yeni yıl bu kez sahiden yepyeni olsun. Bütün güzellikler abartılı olsun.
Büyük aşk, sahicisinden arkadaşlık, çok bi para, sağlık, mutluluk,huzur...
Hala ...
Simple Treasures
-
This little country house looks modest but is filled with understated
treasures.
Bu kır evi mütevazi görünse de aslında hazinelerle dolu.
The breakfas...
Islak Kek
-
Bu tarifi Kekevi´nden aldim simdiye kadar denedigim en lezzetli Islak Kek
di.Üstelik ertesi güne kalan dilimler lezzetini dahada artirmisti.Bol soslu
olusu...
buraya veda...
-
merhabalar
beni tanıyanlar iyi bilir
blog yolculugum once blogcu ardından blogger bır ara yasaklandıgı ıcın
anternatıflerı ve tekrar blogger olarak cok u...
ne çok şey
-
en son kurban bayramı tatilinde geldiğim evime döndüm yeniden. bahçemizde
kış manzaraları, bu ölmeye yüz tutmuş gül gibi. hava ılık, gündüz ısınma
ihtiyac...
Okugan: An Artist of the Floating World
-
Ukiyo-e: Boşlukları doldurmak Yazıda sözünü ettiğim propaganda amaçlı
ukiyo-e'lerden biri olduğunu tahmin ettiğim tek bir resim buldum, o da
Hiroşima'daki ...
Oyuncuymuş, Bana Ne?
-
Ne zaman tv açsam, abidik gıbidik programlardan birinde 'mutlaka' şöyle
tartışmalar oluyor;
1- Mankenden oyuncu olur mu olmaz mı?
2- Eğitim şart mı?
3- Dizi...
Hayat...
-
Eşimi özledim,
çünkü sabah 4 den beri ayrıyız
çünkü içime bir ölüm korkusu düştü
çünkü özledim işte...
Eşimin patronun babası evelki gün Edremitte balığa çık...
YANLIZ AMA GÜÇLÜ KADINLARIZ BİZ....
-
Akşam çökerken, karlı dagların arasından ilerleyen adam ıssız bir yamaca
dayanmış bir ev görür.......
Eve yaklaştığında kapı açılır ve elinde tüfeğiyle, düş...
Üretken ve çalışkan kızım
-
Bayram öncesi halı silmem bi işime yaradı. Çok üretken bir kızım olduğunu
bir kez daha hatırlamama sebep oldu.
Kızım bugün kendince barbi bebeklerini yıkama...
Günlük yaşantının bazen basit yaşam kesitlerini, kimi zaman zülfiyare dokunarak, kimi zamanda gülümsetmeye çalışarak paylaşımı hedefler. Bulunulan seyahatlerde kendi gözlüğümden görebildiklerimle anlatımım, yaşamış olduğum ve yaşadığım yerde gözüme takılanlar vede dostlarıma dair yaşanmışlıklara rastlanabilir. Blogun iskeletini ise agresif, insanımsı vede kaplanımsı kişilik kedim Tiger oluşturur.