İçeriğe atla

sofra

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]
(birlikte yemek yiyenler): Sultan Cem'in Rodos'ta kurdurduğu sofra

Köken

[düzenle]

Arapça سُفْرَة‎ (süfra)

Söyleniş

[düzenle]

sofra (belirtme hâli sofrayı, çoğulu sofralar) , sahiplik şekli sofra -sı

  1. birlikte yemek yiyenlerin tamamı
     Bizim sofra çok şendir.
  2. genellikle tekerlek şeklinde, üzerinde yemek de yenebilen ayaklı hamur tahtası
    •  Bir gün sofra masasının altına saklanmıştım da beni bir türlü bulamamıştın. — Y. K. Karaosmanoğlu
  3. halı göbeğinde daire şeklindeki çiçekli kısım
     Sofrası tam ortada olmayan falsolu halıyı ucuza alabilmiştik.
  4. (mutfak eşyaları) masa, sini v.s. şeylerin, yemek yemek üzere hazırlanmış hâli
    •  Yemek vakti gelmiş, misafirler sofraya oturmuşlardı. — R. N. Güntekin
  5. anüs
     Çocuğun sofrası dışarı fırlamış.

Çekimleme

[düzenle]

Alt kavramlar

[düzenle]

birlikte yemek yenilen yer/yiyenler

Atasözleri

[düzenle]

Kelime birliktelikleri

[düzenle]

Çeviriler

[düzenle]
mutfak eşyaları

Kaynakça

[düzenle]

Kırım Tatarcası

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Arapça سُفْرَة‎ (süfra)

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: sof‧ra

sofra

  1. sofra